İlmi Ledün Nasıl Elde Edilir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Giriş: İlmi Ledün ve Toplumsal Anlamı İlmi Ledün, İslam kültüründe, Allah’tan özel olarak verilen derin bilgi ve hikmet olarak kabul edilen bir kavramdır. Bu ilim, genellikle sadece seçilmiş kişilere, daha doğru bir deyişle ruhsal olarak olgunlaşmış ve içsel dünyasını doğru bir şekilde anlamış insanlara bahşedildiği düşünülür. Ancak İlmi Ledün’ün sadece bir bilgi edinme süreci olmadığını, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamiklerle de ilişkili olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Kadınların ve erkeklerin bu ilme nasıl yaklaşacakları, toplumsal yapıları ve düşünsel farklılıklarıyla şekillenebilir. Kadınlar, bu tür…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Neden Dil Öğrenmeliyiz? Farklı Açıların Derinlikli İncelenmesi Konya’nın sakin bir akşamında, ofiste çalışırken kafamda sürekli bir şeyler dönüp duruyor. Bir yandan mühendislik, diğer yandan sosyal bilimlerle ilgili düşüncelerim arasında gidip geliyorum. Bugün kafama takılan bir soruyu sana da sormak istiyorum: Neden dil öğrenmeliyiz? Bazen analitik açıdan bakıyorum, bazen de duygusal bir yanım bu konuya farklı yaklaşıyor. Gel, bu soruya birlikte farklı açılardan bakalım, belki hepimizin içinde gizli bir dil öğrenme arzusunun farklı sebeplerini keşfederiz. İçimdeki Mühendis: Dil Öğrenmek Zihni Güçlendirir İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Dil öğrenmek, beyin için mükemmel bir egzersizdir!” Biliyorsun, mühendislik eğitimi aldığım için, beynin nasıl çalıştığına…
Yorum BırakMaddelemek Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış “Maddelemek” kelimesi, belki de çoğumuz için ilk etapta oldukça basit bir anlam taşır; bir liste yapmayı, bir konuyu madde madde sıralamayı ima eder. Ancak, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi derin konularla bağlantılı olarak kullanıldığında, bu kelimenin anlamı çok daha fazla şey ifade etmeye başlar. Her şeyin bir araya geldiği noktada, maddelemek sadece kelimeleri sıralamakla sınırlı değildir. Aksine, toplumun belirli gruplarını, cinsiyetleri ve kimlikleri “kategorilere ayırmak” ve bunun sonuçları üzerinde düşünmek, aslında çok daha önemli bir konuya işaret eder. Maddelemek, kimi zaman bir insanı ya da bir durumu…
Yorum BırakArtan Sıra Ne Demek? Matematiksel ve Duygusal Bir Bakış Açısı Artan Sıra: Matematiksel Tanımı Matematiksel açıdan “artan sıra” dediğimizde, bu terim genellikle bir dizinin veya bir sayılar kümesinin sıralı bir şekilde arttığını ifade eder. Yani, her bir terim, bir önceki terimden daha büyüktür. Mesela, ( 1, 2, 3, 4, \dots ) gibi ardışık sayılar artan sıraya örnektir. İçimdeki mühendis bana burada der ki: “Bu çok basit bir şey! İşte sıralama, işte düzen, işte matematiksel kurallar.” Ve gerçekten de, bu tür sıradan bir artış, matematiksel bir yapının nasıl işler şekilde organize olduğunu gösteriyor. Bir dizinin artan olması demek, ardışık öğeler arasında…
Yorum BırakOsmanlı’da Kaç Akıncı Vardı? – Bir Edebiyatçı Perspektifinden Tarih ve Kahramanlık Kelimelerin gücü büyüktür; onlar sadece anlam taşımaz, aynı zamanda dönüştürür, şekillendirir ve bazen tarihleri yeniden yazdırır. Bir anlatının içine girdiğinizde, sadece bilgiye ulaşmazsınız, aynı zamanda bir dönemin ruhunu, bir toplumun kimliğini, bir kahramanın içsel çatışmalarını keşfedersiniz. Osmanlı İmparatorluğu’nun erken döneminde “akıncılar” kelimesi, sadece bir askeri sınıfı değil, aynı zamanda bir kahramanlık anlayışını, bir ideali ve bir kültürün bekçiliğini temsil etmiştir. Peki, Osmanlı’da kaç akıncı vardı? Bu soruyu sorarken, sadece bir sayıyı değil, akıncıların edebi dünyadaki yerini ve onlara dair yaratılan imgeleri de sorgulamamız gerekir. Çünkü akıncılar, sadece savaşçı değillerdi;…
Yorum BırakCibali Karakolu Hangi Ülkenin? Bir Şehir, Bir Anı Kayseri’de geçen bir yaz akşamı, evde oturmuş, eski bir harita üzerinde dolaşan parmaklarımın arasında kayboluyordum. O sırada aklıma, yıllar önce okuduğum bir hikaye geldi. Hikayede, İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde bulunan Cibali Karakolu’ndan bahsediliyordu. O an, bu eski karakolun adını düşünürken içimde bir hüzün ve merak belirdi. “Cibali Karakolu hangi ülkenin?” diye sordum kendi kendime. O günden sonra, Cibali Karakolu’nu keşfetmeye yönelik içimde bir istek doğdu. Ama bunu yaparken, sadece bir tarihi yerin ötesinde bir anlam aradım. Gerçekten anlamlı bir keşif olacak mıydı? Bunu bilmek istedim. İstanbul’a Bir Yolculuk Bir hafta sonra, Kayseri’den…
Yorum BırakMutfak Sıcaklığı Kaç Dereceyi Aşmamalıdır? — Ekonomi Penceresinden Bir İnceleme Bir mutfağın sıcaklığı… İlk bakışta ev içi konfor veya hijyen meselesi gibi gelebilir. Ama bu sıcaklık ayarı aslında evin bütçesi, enerji tüketimi, kamu politikaları ve bireysel karar mekanizmaları açısından da mikro ve makro düzeyde anlamlıdır. Kaynakların kıtlığıyla karşı karşıya kaldığımız bir dünyada, “mutfak sıcaklığı kaç dereceyi aşmamalıdır?” sorusu, sadece pratik bir konfor sorusu değil; ekonomik tercihlerin, fırsat maliyetlerinin ve toplumsal refahın kesişim noktasında duran bir tartışma alanıdır. Bu yazıda, bu soruyu mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden birlikte yorumlayacağım — sıcaklık yalnızca bir sayısal değer olmaktan çıkıp, ekonomik kararlarımızın ve…
Yorum BırakMemur Maaşları Hangi Aylarda Artar? Sosyolojik Bir Bakış Günümüzde, toplumların işleyişi üzerine düşündüğümüzde, ekonomik faktörler her zaman önemli bir yer tutar. Özellikle devletin düzenlediği maaş politikaları, toplumsal yapıyı, bireylerin yaşam kalitesini ve refah düzeyini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Memur maaşları da bu konuda önemli bir yer tutar. Ancak sadece maaş artışlarının hangi aylarda olduğu değil, bu artışların toplumsal yapıya etkileri, toplumsal adalet ve eşitsizlikle olan ilişkileri de dikkatle ele alınması gereken bir konudur. Bu yazıda, memur maaşlarının hangi aylarda arttığına dair temel bir bakış açısı sunmanın ötesine geçerek, maaş artışlarının toplumsal normlar, kültürel pratikler, cinsiyet rolleri ve güç…
Yorum BırakKanunname-i Ali Osman: Osmanlı’nın Hukuk Anlayışında Köklerden Günümüze Bir Yolculuk Geçmişin Işığında, Günümüzün Sorgulayan Bakış Açısıyla Tarihin derinliklerinde kaybolan ve çoğu zaman göz ardı edilen metinlerden biri, Osmanlı İmparatorluğu’nun hukuk sistemi üzerine düşündürürken bizlere önemli ipuçları sunar: Kanunname-i Ali Osman. Bir tarihçi olarak, geçmişe bakarken bazen en önemli kırılma noktalarının ve toplumsal dönüşümlerin, bizlere bugünün toplumunu nasıl şekillendirdiği konusunda derin anlamlar taşıdığını fark ediyorum. Bir hukuk metni olarak başlayıp, zamanla toplumun yaşamına dair izler bırakan Kanunname-i Ali Osman’ı anlamak, yalnızca bir devletin yönetim anlayışını çözmek değil, aynı zamanda tarihsel sürecin insanlıkla ne kadar iç içe olduğunu görmek demektir. Bu yazı,…
Yorum BırakKanunları Kim Çıkarır? Psikolojik Bir Mercekten Toplumun Hukuki Yapısını Anlamak Bir Psikoloğun Merakı: İnsan Davranışları ve Hukukun Etkileşimi Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamak, insanların düşünce, duygu ve eylemlerinin ardındaki motivasyonları çözümlemek her zaman ilgimi çekmiştir. Ancak, toplumsal yapıyı daha derinden incelemeye başladığımda, bireylerin kendi içsel dünyalarıyla toplumun kuralları arasındaki etkileşimin de bir o kadar önemli olduğunu fark ettim. Kanunların kimler tarafından çıkarıldığı sorusu, sadece hukuki bir mesele olmaktan öte, insanların duygusal, bilişsel ve sosyal yapılarıyla doğrudan ilişkilidir. Hukuk, bir toplumun düzenini sağlamak amacıyla oluşturulmuş kurallardır. Ancak bu kuralların ardında yatan psikolojik süreçleri anlamadan, toplumsal yapının nasıl şekillendiğini tam olarak…
Yorum Bırak