“Kara gün” nasıl yazılır? — Dilden hayata uzanan sıcak bir sohbet Bazı sözler var ki dudaktan döküldüğü anda duygusu odayı doldurur. “Kara gün” tam böyle bir söz. Hepimizin hayatında, yağmurun bardaktan boşanırcasına yağdığı, moralin yerle bir olduğu anlar oldu. O anı yazıya dökerken parmak uçlarında bir tereddüt belirir: Kara gün mü, karagün mü? Tire var mı? Büyük mü yazılır, küçük mü? Gel, bunu arkadaş arasında, samimi samimi çözelim; hem doğru yazımı netleştirelim hem de bu ifadenin geçmişten geleceğe izini sürelim. Hızlı cevap: Doğru yazım “kara gün” (ayrı yazılır) Doğru: kara gün Yanlış/yanıltıcı varyantlar: karagün, kara-gün, Kara Gün (özel ad değilse…
8 YorumHızlı Bilgi Molası Yazılar
Kara Buğday Gaz Yapar mı? Midede Fırtına, Sofrada Komedi İtiraf edelim, hepimizin aklından en az bir kez geçti: “Kara buğday gerçekten gaz yapar mı?” Çünkü o kadar sağlıklı, o kadar fit, o kadar “Instagram diyet tabaklarının yıldızı” ki, midede bir balon partisi başlatacak gibi durmuyor, değil mi? Ama sonra bir bakıyorsun, akşam yemeğinden sonra karnın balon gibi olmuş, içinden hava tahliye planı yapan NASA mühendisi gibi stratejiler geliştiriyorsun. İşte bu yazı tam da bu noktada devreye giriyor: Gel, kara buğdayın gaz meselesine hem bilimle hem kahkahayla bakalım. Kara Buğdayı Tanıyalım: Masum Görünümlü Gaz Ustası Önce dürüst olalım: Kara buğday (nam-ı…
8 YorumHz. Muhammed Muta Nikahı Yaptı mı? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bir Psikoloğun Meraklı Girişi İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, hayatın en karmaşık yönlerinden biri olan ilişkiler ve toplumsal bağlar üzerine sürekli bir merakım var. İnsanlar birbirleriyle bağ kurarken, yaşadıkları duygusal ve bilişsel süreçler oldukça derin ve bir o kadar da farklıdır. Bu bağlamda, tarih boyunca önemli figürlerin, özellikle de dini liderlerin, ilişkilerine dair pek çok soruya cevap aradım. Bugün, Hz. Muhammed’in Muta Nikahı ile ilgili çok tartışılan bir soruya psikolojik bir bakış açısıyla yanıt arayacağım. Bu soru, sadece tarihi bir merak değil, aynı zamanda bireylerin duygusal, bilişsel ve…
Yorum Bırak“Bazen bir şey kırıldığında tamir edemezsin… çünkü o artık sadece bozulmuş değil, katastrofik şekilde yıkılmıştır.” Bir hikâye anlatmak istiyorum. Çünkü bazı kavramlar sözlük tanımından çok daha fazlasını hak eder. “Hasarın katastrofik” ne demek diye sorulduğunda, sadece “çok büyük, yıkıcı zarar” demek yetmez. Bu kelime; hayatta, ilişkilerde, şehirlerde, hatta insanın içinde bir şeylerin bir daha eskisi gibi olmayacağı anı tarif eder. İşte o anı anlamak için, sizi bir hikâyeye davet ediyorum. Fırtınadan Sonra: İki İnsan, İki Bakış Açısı Bir sabah, küçük bir kasabanın kıyısına devasa bir fırtına vurdu. Evlerin çatıları uçtu, yollar parçalandı, insanlar gecenin karanlığında birbirine sarılıp dua etti. O…
8 YorumHindoloji Mezunları Ne İş Yapar? Geçmişin Işığında Bugünün Profesyonel Yolculuğu Bir tarihçi olarak, geçmişe bakarken her zaman bir parça da geleceği sorgularım. Zamanın derinliklerinde kaybolmuş bir toplumun izlerini sürerken, bugün o izlerin bizim için ne anlam taşıdığını ve nasıl bir miras bıraktığını anlamak hayati önem taşır. Hindoloji, bu anlamda, yalnızca geçmişi değil, aynı zamanda geçmişin bugüne nasıl etki ettiğini, günümüz toplumları ve profesyonel dünyasında ne gibi etkiler yarattığını anlamamıza yardımcı olur. Bu yazıda Hindoloji mezunlarının kariyer yollarına bakacak ve Hindoloji’nin tarihsel sürecine dair bir perspektif sunarak, bu alandaki gelişimleri inceleyeceğiz. Hindoloji: Geçmişin Derinliklerine Yolculuk Hindoloji, Hindistan’ın tarihi, kültürü, dini, felsefesi…
Yorum BırakArtırdı mı Artırdı mı? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Bazen bir konu öyle çok konuşulur ki, herkes kendi penceresinden baktığıyla yetinir. İşte “Artırdı mı Artırdı mı?” da tam olarak böyle bir mesele. Kimi için rakamlarla ölçülecek kadar net, kimi içinse hissiyatla anlaşılacak kadar karmaşık. Ben de tam bu noktada, farklı düşüncelere açık biri olarak konuyu hem erkeklerin objektif gözlüğüyle hem de kadınların duygusal merceğiyle ele almak istedim. Hadi birlikte bu sorunun derinliklerine inelim. — “Artırdı mı Artırdı mı?”: Soru Basit, Cevap Karmaşık İlk bakışta bu soru basit gibi görünebilir. Bir şey ya artmıştır ya da artmamıştır, değil mi? Fakat…
Yorum BırakLoki’nin Sevgilisi Kimdir? Bir Ekonomistin Mitolojik Piyasa Analizi Ekonomist gözüyle dünyaya bakmak, aslında her şeyin bir “kaynak” meselesi olduğunu fark etmektir. Zaman, emek, sevgi, hatta mitoloji bile sınırlı kaynaklar içinde anlam kazanır. Kaynaklar sınırlıdır, seçimler ise sonsuzdur. İşte bu paradoks, yalnızca piyasalarda değil, insan ilişkilerinde de karşımıza çıkar. Bugün, İskandinav mitolojisinin en karmaşık figürlerinden biri olan Loki’nin sevgilisi konusunu, bir ekonomi perspektifinden ele alacağız. Çünkü “Loki’nin sevgilisi kimdir?” sorusu, yalnızca mitolojik bir merak değil; aynı zamanda insan doğasının ekonomik davranışlarıyla iç içe geçmiş bir metafordur. — Piyasa Dinamikleri: Kaosun Ekonomisi Mitolojide Loki, hile, belirsizlik ve değişkenliğin tanrısıdır. O, düzenli piyasalardan…
Yorum BırakHidâyet Nedir ve Örnek? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Bir ekonomist olarak, hayatımızdaki her kararın, genellikle kaynakların sınırlılığına dayalı bir seçim olduğunu düşünüyorum. Ekonomik kararlar, bireylerin ve toplumların arz ve talep, maliyet ve fayda dengesini göz önünde bulundurarak yaptıkları tercihlerdir. Bu noktada, “hidâyet” kavramını ekonomi perspektifinden ele almak ilginç bir düşünsel yolculuk olabilir. Bir seçim yapmak, sadece kişisel değil, aynı zamanda toplumsal refah açısından da önemli sonuçlar doğurur. Peki, hidâyet nedir ve nasıl bir ekonomik çerçeveye oturtulabilir? Bu yazıda, “hidâyet” kavramını piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal refah üzerinden inceleyeceğiz. Hidâyet: Doğru Yolu Bulma ve Kaynak Seçimi İslam kültüründe “hidâyet”, doğru…
8 YorumHeterotrof Canlı Ne Demektir? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Bir Ekonomistin Bakışı Ekonomi, sınırlı kaynaklarla yapılan seçimlerin ve bu seçimlerin sonuçlarının bilimidir. İnsanlar, toplumlar ve hatta biyolojik sistemler, sahip oldukları sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmak için kararlar alır. Bu kararlar sadece maddi değerlerle ilgili değildir; aynı zamanda zaman, enerji ve stratejik tercihler gibi soyut kaynakları da içerir. Aynı şekilde, doğadaki canlılar da kendi beslenme stratejilerini seçerken sınırlı kaynakları nasıl en verimli şekilde kullanacaklarına dair kararlar alırlar. Heterotrof canlılar, besinlerini dışarıdan temin eden organizmalardır ve bu süreç, ekosistemlerin doğal işleyişiyle bağlantılıdır. Ancak bu bakış açısını, ekonomik…
Yorum BırakHerkül’ün 12 Görevi: İnsan Ruhunun Mitolojik Aynası Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Bir psikolog olarak antik mitlerin insan ruhunu anlamada ne kadar güçlü metaforlar sunduğunu her zaman merak etmişimdir. Özellikle Herkül’ün 12 görevi… Bu destansı hikâyeler yalnızca bir kahramanın fiziksel mücadelesini değil, insanın iç dünyasında yaşadığı bilişsel, duygusal ve sosyal çatışmaların da simgesidir. Her bir görev, insanın kendi gölgesiyle yüzleşmesi, suçlulukla, korkuyla ve dayanıklılıkla mücadelesinin psikolojik bir temsili gibidir. Mitin Derinliklerine: Herkül’ün 12 Görevi Nedir? Antik Yunan mitolojisinde Herkül (Herakles), tanrı Zeus’un yarı tanrı oğlu olarak dünyaya gelir. Ancak Hera’nın öfkesi yüzünden büyük acılar çeker ve sonunda işlediği bir suçun kefareti…
Yorum Bırak