Retraksiyon Yöntemleri Nelerdir? Bir Hikâye, Bir Kez Daha Başlamak
Bir sabah uyandım, hiç alışık olmadığım bir duyguyla. Her şeyin eskisi gibi olduğunu, her şeyin rutine döndüğünü sandığım o gün, içimdeki bir şey kıpırdadı. Beni eski benimle yüzleşmeye zorlayan bir his. Günlüklerimle büyüdüm, onların içinde kaybolarak, o kaybolduğum yerden kendimi bulmaya çalıştım. Ama bugün hissettiğim şey, her zaman düşündüğüm gibi değildi. Hep bir “geri adım atma” hali vardı. Sanki bir adım daha atacak ve başlamak zorunda kalacakmışım gibi…
Bir Konuşma ve Bir Adım Geri
Bir gün, Kayseri’nin sabahına karşı, öylece yürürken bir telefon aldım. Arayan eski bir arkadaşım, yıllar sonra tekrar konuştuğumuzda çok fazla bir şeyin değişmediğini fark ettim. Birkaç dakika içinde sohbet etmek, eskileri hatırlamak iyiydi ama sonra… bir cümle vardı, derin bir nefes aldı ve dedi ki: “Bunu bana daha önce söylediğinde ben buna inanmamıştım, ama şimdi anlıyorum.” O an içimde bir şey kırıldı, sanki bir duvarın dibinden büyük bir taş düşüyormuş gibi. “İnanmamak” ve “şimdi anlamak” arasındaki fark, belki de bir insanın hayatı boyunca kaç kez geri adım attığını anlamasına bağlıdır.
Retraksiyon. Kulağa garip geliyor, değil mi? Ama bir psikolojik terim olarak, “geri çekilmek” demek. İşte o an, o kadar derinden hissettim ki bu kelimeyi. Bunu yapmak zorundaydım. Geri adım atmalıydım. Ancak nasıl? Birine bir şeyler söyledikten sonra, pişmanlık hissiyle geri adım atmak… Bunu yapmak, içsel bir çözülme yaşatıyordu. “Ben yanlış söyledim” demek, bir şema değişikliği gibi hissettiriyordu. İnsan bazen bir şeyleri hemen anlatmak istiyor ama sonra düşündüğünde, bazı şeylerin zamanında söylenmemesi gerektiğini fark ediyor.
Hayal Kırıklığı ve Gerçekleşmeyen Umutlar
Retraksiyon yöntemleri, aslında insanın içinde dönen bir savaşı tanımlar. Kendi içinde bir şeyi değiştirmek, ona dönüp bakmak ve bazen de “geri çekilmek” gerekir. O an kafamda şu soru vardı: “Gerçekten ne yapmam gerekiyordu? Şu an söylediklerim doğru mu?” Yıllardır bu tarz konuşmaların bir kısmı, bazen anlamlandırılacak bir şey bırakmazdı. Ya da bazen işler ne kadar doğru gibi gözükse de, içindeki gerçek bir türlü parmak izini bırakmazdı. Peki ya sonra? Sonra o geri adımlar gelir. Başka biriyle yüzleşmek, kırılmak, üzülmek… O andan sonra bir daha nasıl ilerlersiniz? Çünkü rektraksiyon, bazen sadece geri adım atmakla kalmaz, aynı zamanda kendinize en derin soruları da sorar.
İçimdeki bu hayal kırıklığı, beni hep bir adım geri atmaya zorladı. Bazen geri çekilmek, hiç de kolay bir şey değildir. Özellikle insan, bir konuda ısrar etmişse, yıllarca peşinden gitmişse, o zaman bir adım geri atmak hem çok zor, hem de çok derin bir duygusal yük getirir. Ama işte, hayatta hepimiz dönüp bakmadıkça, aslında hiçbir şey öğrenmiyoruz. Belki de bir hata yaptıktan sonra, yalnızca “geri çekilmek” bir çözüm olabilir. Gerçekten düşündüğüm gibi hissettim: Hayal kırıklığının ardından gelen, bu geri çekilme hali, beni yenilememe yardımcı oluyordu.
Sonra Yeniden Başlamak
Günler geçtikçe, o geri çekilme hâli bana bir rahatlık verdi. Sonunda, bir şeyi yanlış yapmış olduğumda kendimi suçlamadım. O geri adım, aslında bir fırsattı. Bazen insanın hata yapması gerekir, sonra bir duraklama, bir geri çekilme ve sonra tekrar bir adım atmak. Bu, içsel bir gelişim yolculuğu gibiydi. Retraksiyon, bir nevi kabul etmeyi öğrenmekti. Bir hatayı kabul etmek ve sonra o hatadan ders almak. Benim gibi, hata yapmaktan korkan biri için, bu kabul ediş zordu. Ama sonunda, bu adım bana kendi içime dair daha fazla şey öğretti.
Böylece, geri çekilmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Zaman zaman hayat bize bir şans verir; geri çekilip, düşünmek için bir an durmamız gerektiğini söyler. Ve bir kez daha başlamak, yalnızca o anı değerlendirmekle ilgilidir. Retraksiyon yöntemlerini öğrendikçe, en değerli anların, hayal kırıklıkları ve düşüşlerle şekillendiğini fark ettim. Hayatımın o anında, geri adım atarak, aslında daha güçlü bir insan olmuştum. Geri çekilmek, bazen bir yenilgi değil, bir zaferdi. Bunu keşfetmek, bana bir umut verdi. O hatayı yapmadan, ya da o pişmanlıkla yaşamanın yüküyle girmemek…
Ve işte, bu yazıyı yazarken bir kez daha hatırlıyorum: Hayatta bazen geri adım atmak, bir şeyleri düzeltmek ve sonra daha güçlü bir şekilde yola devam etmek gerekir. Her şeyin bir zamanı vardır. Bazen sadece doğru anı beklemek ve geriye doğru adımlar atmak gerekir. Bu, bir yolculuk, bir içsel keşif ve hayatın daima yenilenme haliyle ilgilidir.